Haksızlığa karşı Haksen var

    Büro Hak-Sen Ankara 1 Nolu Şube Yönetim Kurulu üyesi Ömer Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumundaki ücret adaletsizliği hepimizin canını yakmaktadır. Aynı işi yapıp aynı sorumluluğu taşıyan üstelik üniversite mezunu genel idari hizmetler sınıfındaki personel ile kadro karşılığı sözleşmeli teknik sınıftaki personel arasındaki 2,5 katı bulan maaş farklılığı kurumdaki sosyal huzuru bozmaktadır, dedi.

    “Üç Kula Bir Pul, Bir Kula Üç Pul, Adalet Bu mu ?”, “Kadrolu Personel Üvey Evlat Mı ?” , “Hepimiz Dört C’liyiz” yazılı dövizleri taşıyan Haksen üyeleri açıklamayı sloganlarla kestiler. Açıklamanın ardında Haksen üyeleri haksızlığı beş dakika süreyle alkışla protesto ettiler.
    Ömer Yılmaz açıklamasında şunları söyledi:

    “Ülkemizin geleceğine Türkiye İstatistik Kurumunu’nun çalışmaları yön vermektedir. Bu denli önemli olan kurumumuz çalışanları aynı ortamda aynı işleri yapıyor olmasına karşılık statü farklılığı nedeniyle farklı ücretler ödenmektedir. Bizler aynı ortamda aynı işleri yapan çalışanlarız, kurumda çalışanların % 86 sı üniversite mezunu, buna rağmen ancak yüzde 65 ine kadro karşılığı sözleşme verilmekte, ekonomist kadrosu dahi kapsam dışı bırakılmaktadır.

    Tuik’in yüzde 35 ini oluşturan kadrolu personel gözardı edilmektedir. Durumlarının iyileştirilmesi için bir çaba gösterilmemektedir. Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanların ücret adaletsizliği hepimizin canını yakmaktadır. Aynı işi yapıp aynı sorumluluğu taşıyan üstelik üniversite mezunu genel idari hizmetler sınıfındaki personel ile teknik sınıftaki personel arasındaki 2,5 katı bulan maaş farklılığı kurumdaki sosyal huzuru bozmaktadır. Yöneticilere defalarca ücret adaletsizliği konusu iletilmiş olup aldığımız cevap Türkiye’nin sorunu olmuştur. Oysa pek çok kurum bu konuyu farklı şekillerde çözmeye çalışmıştır. Maliye Bakanlığı açtığı uzmanlık sınavlarında yaş şartı koymamış önceliği kendi personeline vererek hem kişilere bir hedef vermiş verimliliği artırmış hem de kişinin masası değişmeden maaşına 500 TL artış yapılmıştır.

    Daha önce Başbakanlık ve bağlı kuruluşlar da çalışan personele ödenen fazla çalışma ücreti, denge tazminatı ödenmesi nedeniyle kaldırılmıştır. Son olarak TBMM’ye sunulan taslakta Başbakanlık Merkez teşkilatında çalışan personele aylık 300 TL fazla çalışma ücreti ödenmesine ilişkin düzenleme Plan ve Bütçe Komisyonunda tasarı metninden çıkarılmıştır. Söz konusu düzenlemeye bağlı kuruluş personelinin de eklenerek TBMM Genel Kurulunda yasalaşmasını istiyoruz. Bizde kadro karşılığı sözleşmeli personele ödendiği gibi ikramiye istiyoruz.

    Bizde bu ülkenin vatandaşıyız. Biz de Ankara’da yaşıyoruz. Onların yaşam maliyeti daha mı fazla ? Onlar farklı bir ülkede mi yaşıyorlar ?
    Etrafımızdaki kurumların hemen hemen hepsinde personel servisi bulunmaktadır. Personel servisi bulunmayan TSE ise servis ücretini ödemektedir.

    Hiçbir sosyal tesisi, kreşi, servisi olmayan ender bir kurumda çalışıyoruz. TUİK e ait 26 adet lojman bulunmaktadır. Bunlar da adil bir şekilde dağıtılmamıştır.

    Yıllar öncesinde yapılması gerekli olduğu halde on yılı aşkın süredir görevde yükselme sınavı yapılmamıştır. Kurumumuzda unvan değişikliği için yeteri düzeyde kadro mevcut iken uzman yardımcısı kadro sayısı artırılarak diğer kadrolu personelin değiştirebileceği unvanlar kısıtlanmıştır. Personelin önü kapalı bir adım öne gitmesi mümkün değildir. Ara kadrolar kaldırılmış kişiler işe başladığı kadro ile emekliliğe sevkedilmektedir. Personelin ulaşacağı ne bir hedefi ne de gideceği bir kadro bırakılmamıştır. Ücretleri geçinmeye yetmeyen bizlerin, hiç önemsenmiyor oluşu ağrımıza gitmektedir. Soruyorum sizlere heryeri zincirle bağlanmış TUİK personeli nasıl verimli olacak, nasıl mutlu olacaktır?

    Yıllardır devam eden yanlış uygulamalar Kurumumuzda sosyal barışa darbe vurmaya devam etmektedir.

    Herkes için demokrasi, herkes için insan hakları istiyoruz. Sosyal, hukuk devletinin gereği olan adalet ve eşitlik istiyoruz.

    İsteklerimiz yalnızca insanca yaşayabilecek düzeyde bir gelir seviyesine ulaşmak içindir.

    İçimizde yükselen feryadı Yöneticilerin, Sayın Bakan’ın duymasını istiyoruz. Onları duyarlı olmaya çözüm noktasında buluşmaya davet ediyoruz.”

    İçerik Galerisi

    Haksızlığa karşı Haksen var

    Haksızlığa karşı Haksen var

    Haksızlığa karşı Haksen var

    Haksızlığa karşı Haksen var