Çivi,Toplu Sözleşme Görüşmelerini Değerlendirdi

    YAYININ VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

    Videoyu izleme imkanı bulunmayanlar için programın deşifresi aşağıda sunulmuştur.

    EMRE SAKLICA: Torba kanunun sizin hayatınızda neleri değiştirecek?

    GENEL BAŞKAN: Biz daha öncede bu programda yaptığımız değerlendirmelerde aslında Çalışma Bakanlığının 657 sayılı yasada statü farklılıklarının ortadan kaldıracak gerçekten de çalışma şekillerini teke indirecek bir düzenleme yapılacağı konuşuluyordu. Ancak o zaman da bunun artık teknik olarak mümkün olmadığını, bu yasanın daha ziyade 657 de ve bazı yasalar da rötuş anlamına geleceğini söylemiştik. Esas burada kamu çalışanlarının beklediği nokta kadro konusuydu. Sözleşmeli personel ve 4/C personelin. En son noktada 96.000 sözleşmeli personel kadroya geçirilecek. 3 ay içerisinde müracaatları halinde. Bunun dışında kamu çalışanları açısından statülerinde özlük haklarında kariyerle ilgili konularda bir değişiklik olmadı. Burada esas nokta 96.000 personelin kadroya geçirilmesi.

    EMRE SAKLICA: Toplu sözleşme dönemi yaklaşıyor. 1 Ağustos tarihi ile görüşmeler yapılacak ve masanın şeklini de yine sizinle konuşalım dilerseniz ve sizlerin aslında ki o masada değilsiniz memurlar olarak ne gibi beklentileriniz var. HAKSEN olarak bu dönemde neler bekliyorsunuz. Bu toplu sözleşme masasında ve ne kadarı çıkabilir geçtiğimiz dönemde o masaya yönelik çok eleştirinizde olmuştu aslında. Bu programda da hepsini konuşmuştuk. Bu seneye geldiğimiz de nasıl bir pencereden bakıyorsunuz?

    GENELBAŞKAN: Bu sene büyük ölçüde 4/C’li personelin kadro olmamasından dolayı beklentiler var ancak bunun yanında kamu çalışanları açısından aslında geçen yılki toplu sözleşme masasının düzeninin bu seneden farkı yok. Yani yine bu yılda MEMURSEN yetkili konfederasyon olarak konfederasyonları temsilen bulunacak KESK ve KAMUSEN, Kamusen’in herhangi bir hizmet kolunda yetkisi yok ama en çok üyeye sahip üç konfederasyon dendiği için onlarda bulunacaklar. İş kolları bazında da sadece Kesk’in Kültür iş kolunda yetkisi var. Dolayısıyla burada 10+1 sistemi diyebiliriz. 10 MEMURSEN ve 1 KESK.Üç konfederasyon oturacaklar ve benim öngörüm geçen yılkinden farklı bir tablo izlemeyeceğiz. Zira burada baktığımız zaman şurada 15 gün sonra toplu sözleşme görüşmeleri başlıyor. Henüz daha bu üç konfederasyonumuz kendi arasında bir araya gelmiş değiller. Bizim baştan beri ısrarla üzerinde durduğumuz nokta taleplerin tekilleştirilmesiydi. Konfederasyonlar farklı talepler farklı gerekçelerle o masaya oturduklarında maalesef uyuşmazlık olma ihtimali çok daha fazla oluyor. Çalışanları temsilen siz taleplerde anlaşamamışsanız bu hükümetin işini kolaylaştırıyor. Bu senede baktığımız da yine bu konuda herhangi bir söz ve talep birliği ve bu talepler karşılanmadığında ne yapılacağına ilişkin henüz bir ortak bir irade ortaya koymadılar.

    EMRE SAKLICA: Belki de konfederasyonların yapısıyla da ilgili olabilir bir noktada. Çünkü tamamen siyasi açıdan da farklı noktalarda ve farklı boyutlarda geliyor aslında yani dediğiniz gibi kamu çalışanlarının amaçlarında en iyi noktaya erişebilmek için genelde yıllardır bir ortak payda bulunamıyor ve hep konfederasyonların ayrı görüşü belki de bu masayı zayıflatıyor. Nasıl çözülebilir?

    GENEL BAŞKAN: Burada önemli olan şu bence sendikalarımızın yaklaşımlarını değiştirmeleri gerekiyor. Yani bir yöntem başarısız oluyorsa bunu gözden geçirmek gerekiyor. Orada bütün memurlar gidip masaya oturamayacaklarına göre, bundan sonraki yıllarda da orada sendikalar olacağına göre yaklaşımı ve tarzı değiştirmek lazım. Kamuoyu desteğini almadan kamuoyu nezdinde taleplerinizi makul ve mantıklı olarak kamuoyuna izah etmeden o masaya oturulduğunda sanki memurlar hak etmediği pek çok şey talep ediyormuş gibi biz izlenim uyanıyor. Kamuda memura karşı bir yaklaşım var bir algı oluşturulmuş ama burada sendikalarımız zam oranlarında da dahi farklı yaklaşımlar gösteriyorlar. Hepimizi mutlu edecek kamuoyu desteğini de arkamıza alacağımız bir önerim var. Bırakın dosyalarla falan o masaya oturmayı. 15 gün mü var? Türkiye ne kadar büyümüş vatandaş olarak bu büyümeden pay almamız gerekiyor. Yüzde 5 büyümüş koyalım 5 i bir tarafa. Enflasyon ne kadar olmuş yüzde 9 olmuş. Dokuz artı beş ondört yapar. Bundan daha demokratik daha makul mantıklı bir talep olabilir mi? Memurun fakirleşmesinin önüne geçiyor zenginleştirmeyi bırakın. Ancak bakıyoruz, yüzde 20-25’lik oranlarla masaya oturuluyor. İşte 4+4, 3+3. Mesela hükümet şu anda kamu işçileriyle masada biliyorsunuz. Orada da önerilen 4+4 ama tabi temel ücretlerde bazı iyileştirmeler ciddi iyileştirmeler var.

    EMRE SAKLICA: O masa biraz daha iyi diyebilir miyiz? Şuanda alınan sonuçlar nedeniyle.

    GENEL BAŞKAN: Bence iyi. O masa memurlara göre başlangıç olarak çok iyi noktada. Burada başka bir hata da Emre bey toplu sözleşme düzeni 30 gün ama bunun 8 günü itirazla ve onun değerlendirilmesi ile geçiyor. 3 gün içinde sendikalar hakem kuruluna başvuruyor. 5 gün içinde de hakem kurulu karar veriyor. Geriye kaldı 22 gün. Mesela geçen sene burada hata yapıldı. Hükümet teklifini 15 gün sonra getirdi. Hâlbuki şimdiden sekreteryaya başvuru yapılarak biz en geç bir hafta içerisinde kamu işveren kurulunun teklifini görmek istiyoruz demek lazım. Pozisyon almak gerekiyor eğer bu müzakereyse. Yasal bir pazarlık bu. Ayıp değil. Sayın Bakanım bize ne vereceksiniz görelim bakalım onu demek lazım. Önce verenin teklifini söylemesi gerekir. Dolayısıyla da toplu sözleşmenin karakterini değiştirmek gerekir. Bunu gerçekten ciddi bir müzakereye dönüştürmek gerekiyor. Sendikalarımızın ortak hareket noktası birlikte o masaya oturmaları ve birlikte kalkmaları olmalı. Bence memurlar açısından bu son derece önemli. Yoksa zaten toplu görüşmelerden farklı bir durum ortaya çıkmıyor. Yine hakem kurulu muhtemelen karar verecektir. İkincisi sendikalarımız artık popülizm yapmaktan kaçınsınlar. Onlar popülizm yaptıkça kamu çalışanlarının sendikaya olan inancı zayıflıyor. Gerçekçi olmak lazım. En düşük memur maaşı 2.500 TL olsun deyip de o masadan en düşük memur maaşı 1.700 liraya kalkarsanız sizin inandırıcılığınız kalmıyor. Toplu sözleşmede bence temel talep enflasyon artı büyüme olmalı. Denge tazminatlarının az alana çok çok alana eşitleyecek şekilde bir dağılım yapılması gerekir diye düşünüyorum.

    EMRE BEY: Peki Toplu Sözleşme masasının platformunun temelinde bazı değişiklikler olması gerekiyor dediniz. 12 Eylül Referandumuyla Toplu Sözleşme masasının nasıl işleyeceği çok konuşulmuştu ve ilk yansımasını aslında şu dönemde görüyoruz. Şimdi bu ikinci kez yeni haliyle masaya oturulacak bu noktada nasıl bir değişiklik olabilir?

    GENEL BAŞKAN: Bir kere burada tabi toplu görüşmeden çok daha önemli bir nokta var ki bu Toplu Sözleşme 2 yıllığına yapılıyor. Yani artık önümüzdeki yıl toplu sözleşme olmayacak Emre bey. Türkiye çok ciddi peş peşe seçimler dönemine giriyor. Burada gerçekten de bir vatandaş olarak hepimizin iradesinin yansıyacağı sandıklar önümüze geliyor. Bence bu da önemli bir avantajdır sendikalarımız açsından. Yetkili konfederasyonumuzun burada kendi başarısı için en azından mutlak suretle o birlikteliği sağlaması lazım. İlk defa toplu sözleşmenin gerçek anlamda karşılığının alınması gerekiyor. Buradaki niyet ve yöntem çok önemli. Biz bunları da masaya oturacak olan konfederasyon temsilcilerine ileteceğiz. Yani sadece burada ifade etmiyorum bunu ben bu düşüncelerimizi. Randevu alıp kendilerinden ülkemizdeki tüm kamu görevlileri adına masaya oturduklarını hatırlatıp kendi düşüncelerimizi de önereceğiz. Başarılı oldukları taktirde bundan mutlu olacağız Emre Bey.

    EMRE SAKLICA: Toplu Sözleşme döneminde tabii gidişatı sizinle de görüşeceğiz ve bu toplu sözleşme döneminde gelecek konulardan birisi de 4/C li çalışanların durumu. Bu konuda aslında siz konfederasyon olarak ciddi çalışmalar yapıyorsunuz ben programdan önce son günlerde ne gibi açıklamalar yapıldı 4/C ile ilgili internetde araştırdım. 4/C yazıp haberlere tıkladığınızda sonuçlar da ilginç bir veri çıkıyor aslında kronolojik olarak 20 Haziran’dan bu yana bakınca. 20 Haziran 4/C ye Bakan müjdesi, 28 Haziran 4/C’lilere kötü haber, 30 Haziran 4/C’lilere kadro var mı yok mu son söz 4 Temmuzda 4/C’liler hariç sözleşmelilere kadro, 5 Temmuzda 4/C’liler gündeme gelecek diye Başbakan Yardımcısının açıklamaları var ve yine 11 Temmuz tarihinde 4/C’lilere kadro geliyor mu diye bir haber var. Sonrasında da 4/C’liler için iki seçenek başlığıyla MEMURSEN’in sunacağı bir formül gündeme geliyor. Şimdi sürekli haberler medyada böyle yer alınca gazetelerde internette sürekli kamu çalışanlarından soru geliyor. 4/C’liler kadroya geçiyor mu? Yine kötü haber iyi haber ne oluyor?

    GENEL BAŞKAN: Emre bey Mayıs ayında burada size konuk olmuştum. Basında bu tür haberlerin sıkça çıktığını hatta sayılar verildiğini, 4/C li arkadaşlarımızın adeta bulmaca çözer gibi biz var mıyız yok muyuz şeklinde bize sorulduğunu ama ben sözleşmeli ibaresinde 4/C’lilerin anlaşılmaması gerektiğini çok açık bir şekilde söylemiştim. Ancak o dönemde gerçekten de bir çalışma yapıldı 4/C’lilerle ilgili. Bunların işçi kadrosuna mı geçirilsin memur kadrosuna mı geçirilsin noktasında. Ancak nihai kararda Bakanlar Kurulundan bu çıkmadı. Sadece sözleşmeli personel çıktı 96.000 sözleşmeli personelden bahsedildi ve o dönemde ben mümkün olduğu kadar açıklama yapmamaya özen gösterdim. Zira ciddi bir bilgi kirliliği vardı. Artık biz bunu tüm samimiyetimle söylüyorum basında ki haberleri onaylayan veya düzelten bir konuma geldik. Bizim sözlerimize itibar ediyorlar çalışan arkadaşlarımız soruyorlar Başkanım biz var mıyız yok muyuz? Bizde onlara diyoruz ki çıkan haber sonuçta haberdir herkes kendi açısında değerlendirebilir ama bunlara itibar etmeyin. Siz en son Başbakanın yapacağı açıklamayı bekleyin. Sayın Bakanda burada açıkça söyledi ve dedi ki son sözü Başbakan söyleyecek. Sayın Başbakan grup toplantısından çıktı son sözü söyledi detaylı bir şeklide. Ben de izledim. Burada 4/C’li arkadaşlarımızın da sendikalara ciddi eleştiriler de var. Bunlardan tabi ki haklı olanları biz kabul ediyoruz ancak burada kendileri için gayret gösteren, samimi olan, dürüst davranan insanları da zan altında bırakmamaları lazım. Özellikle onlardan ben şunu rica ediyorum. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de dâhil pek çok platformda, sık sık sizlerin aracılığıyla, diğer basın aracılığıyla ve yargı yoluyla arkadaşlarımızın sesini duyurmaya çalıştık ve duyurduk da. Bundan 1 yıl önce 4/C konusunu hiç kimse konuşmuyordu bile. Hiçbir hükümet yetkilisi ağzına bile almıyorken bizim bu ilgimiz diğer sendikalarında ilgisini çekti örgütlenme hakkı elde ettiler ve bugün bu noktaya geldiler. Ancak sendikasızlaşmayı tercih etmek gibi bir teşvik içindeler. Bu arkadaşların çok cüzi bir kısmı bizim üyemizdir. Sanki biz 4/C sendikasıyız gibi algı olmasına rağmen. Yine yetkili sendikalar hangi oranda söz sahibiyse 4/C konusunda da söze sahipler ama biz sonuçta bir kişi dahi olsa üyemize yapılan bir haksızlık varsa biz bunu her ortamda da mücadelesini veriyoruz. Ama diğer önemli bir nokta sanki memur sendikaları bu arkadaşlarımızın haklarını kaybettirmiş. Tekelde çalışan arkadaşlarımız için söylüyorum özelleştirmeden gelen arkadaşlarımız için söylüyorum. Bunun faturasını da memur sendikalarına kesme durumu var. Hâlbuki sen doğru sendikayı tercih ettin mi? Senin gücünü yansıtan bu konuda mücadele eden sendikayı tercih ettinde mi Türkiye’deki memur sendikacılığını tukaka edecek bir noktaya geliyorsun. İkinci önemli bir nokta buradan bir kez daha söylüyorum şimdi Toplu Sözleşmeler de kadro konusu gündeme geliyor. Asla böyle bir şey olamaz Emre bey. Böyle bir şey Toplu Sözleşmenin konusu olamaz. Yasal olarak da bu mümkün değil. Herhangi birisi kim olursa olsun diyorsa ki “biz 4/C kadro konusunu Toplu Sözleşme masasında çözeceğiz” bu yanlış bir beyandır.

    EMRE SAKLICA: Genelde son bir iki gündür haberlerde Toplu Sözleşme masasında çözüleceğidir.

    GENEL BAŞKAN: Yanlış. Mümkün değil, olamaz. Orada statü değiştiren öneri getiremezsiniz. Toplu Sözleşmenin tanımı vardır. İşverende o tanımdan sorumludur sendikalarda o tanımdan sorumludur. Toplu sözleşmenin konusu mali ve sosyal haklardır. Herhangi bir grup için azınlık için daha detaylara indiğiniz zaman Toplu Sözleşme yasasında teklif sunma yasağı var. Yetkisizlik var. 4/C konusu Toplu Sözleşme masasında gündeme gelmeyecektir. Gelebilir ancak dilek ve temenniden öteye geçmez. Biz nasıl konuşuyorsak işveren vekillerine sendikacı arkadaşlarımız durumları arz edebilir bunu her zaman yapmak mümkündür.

    EMRE SAKLICA: Bununla ilgili başka bir düzenleme yapmak şart.

    GENEL BAŞKAN: Burada Emre bey gerçekten de sorunu çözmeye dönük gerçekçi adımlar atmak lazım. Burada hükümetin bir kaygısı var bunu açıkça da sayın Bakan da söyledi ve dedi ki” biz 4/C yi kaldıramayız.4/C nin olması gerekiyor. Çünkü Türkiye’deki özelleştirme süreci devam ediyor ve dolayısıyla da elbette ki gelecek binlerce işçi var. Biz bunu kaldırırsak otomatikman tüm herkesi kadroya almak zorundayız yani işçilikten memurluğa gibi yol açılacak”. O zaman burada bu kaygıyı giderecek önerilerle masaya oturmak lazım. Yani tamam burada mutlaka kanun konuşulmaz ama en azından bunun ön hazırlıklarını yapmak lazım.

    EMRE SAKLICA: Bu konuda da sanırım siz de bir araya geldiğinizde toplantılar da konuşacaksınız 4/C konusunu da diğer konuları da yine gündeme almaya devam edeceğiz biz size çok teşekkür ederiz.

    GENEL BAŞKAN: Ben teşekkür ederim