Çivi: 4/C’li Personel İnsan Değil Mi?

    657 sayılı Yasanın 4/C maddesine göre çalışan 25 bin civarında personelin 2012 yılındaki ücret ve sosyal hakları ile çalışma şartlartını belirleyen Bakanlar Kurulu kararının geçen yılın bir kopyası olduğunu belirten HAKSEN Genel Başkanı Ayhan Çivi, 2012 yılı için mazaret izinlerindeki 4 günlük artışın dışında 4/C’li personelin haklarında hiçbir olumlu değişiklik olmamıştır, dedi.

    Çivi açıklamasında şunları söyledi;

    AİLE YARDIMI YİNE YOK.

    Geçtiğimiz yıl Devlet Bakanı Hayati Yazıcı tarafından yapılan açıklamada 4/C’li personele aile yardımı ödeneceği ifade edilmesine rağmen 10 Ocak 2012 tarihli Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararında bu yünde bir düzenleme yapılmamıştır. 4/C’li personelin ailesine de geçici muamelesi yapılmaktadır. Eş ve çocuklarının günahı nedir. 6 ay önce yapılacak denen aile yardımı neden yapılmıyor . Bu ayrımcılığın hiçbir hukuki gerekçesi yoktur.

    EK ÖDEME YASAK.

    4/C’li personelin ek ödeme yapılması için kurumlarına yaptıkları başvurulara verilen cevaplarda , Bakanlar Kurulu kararında ücret dışında hiçbir ödeme yapılmaz ibaresi gerekçe gösterilmiştir. Ne yazık ki bu yıl da aynı ibare kararda yer almaktadır. 4/C’liler dışındaki tüm kamu görevlilerine denge tazminatı adı altında ek ödeme yapılırken 4/C’li personel neden kapsam dışında tutuluyor anlamak mümkün değildir.

    4/C’LİLER KAMU GÖREVLİSİ DEĞİL Mİ?

    2012 yılında kamuda görev yapan tüm çalışanların ücretleri yeniden belirlenirken , 4/C’li personel açısından hiçbir olumlu değişiklik yapılmıyor. Eğer 4/C’li personele bu sefalet reva görülüyorsa suçlarını da bilmek en doğal haklarıdır. Onlar da bu ülkenin vatandaşları değil mi ? Onlar da kamu görevlisi değil mi?

    AİHM’E BAŞVURACAĞIZ.

    Ülkemizde son 4 yılda geçici ve mevsimlik işçiler dahil 500 binden fazla kişi kadrolu görevlere atanırken, 25 bin 4/C’li personele köle muamelesi yapılmaktadır. Bu personelin kamu görevlisine yakışan bir hayat yaşaması ve hizmet etmesi için hukuki haklarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde arayacağız. Maalesef çözüm için bize başka bir yol gösterilmiyor.