Memur Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı Büro Memurları Sendikasının (Büro Memur-Sen) resmi web sayfasında 8 Nisan 2011 tarihinde yayınlanan ‘HAKSEN’E YARGI TOKADI’ başlıklı haberdeki yanlı, mesnetsiz ve asılsız iddia ve ithamlarla dolaylı bir biçimde sendikamız hedef alınmıştır.
Evrensel sendikal ilkeleri kendisine rehber edinen, sendikal mücadelede işverene karşı daima hak ve emeğin yanında olan, diğer sendikaları hedef almak yerine çalışanlara hizmet ederek gelişen sendikamıza karşı artık bir işveren sendikası olduğu malum olan bir sendikanın hak ve emek mücadelemize dil uzatması haddi de değildir, işi de değildir.
Bu tür sendikal anlayışları tarihe göndermek de bizim boynumuzun borcudur.
Kamuoyunun doğru bilgilendirmesi açısından aşağıdaki açıklamanın yapılması zorunluluk haline gelmiştir.
Özellikle ve önemle belitmek isteriz ki, sendikamız insan hak ve özgürlüklerine, kişilik haklarına,düşünce özgürlüğüne ve demokrasiye yürekten inanmış bir kuruluştur. Kimsenin zaafından, hatasından medet umarak , yanlışlarını not eden ve kullanan bir anlayışta olmamıştır, olmayacaktır.
Üyemiz olsun veya olmasın, kişilerin görüş , düşünce ve eleştirilerini özgür bir şekilde dile getirmeleri ve tartışma ortamının sağlanması amacıyla sendikamız web sayfasında ‘HAKSEN FORUM’ bölümü açılmıştır. Forum kısa zamanda çalışanların ilgisini çekmiş ve halen bin civarında kayıtlı üyesi bulunmaktadır.
Bugüne kadar hiçbir mesaja ve görüşe müdahil olunmamış, lehte ve aleyhte her türlü mesaj herhangi bir sansürden geçmeden anında yayımlanmıştır.
Özellikle TÜİK 4/C personelinin ilgisini çeken bölümde son derece demokratik tartışmalar yapılmıştır. Bu tartışlamara bazı üyeler gerçek isimleriyle katılırken, bazıları da takma ad kullanmayı tercih etmişlerdir.
Sendikamızın TÜİK Ankara Bölge Müdürlüğü Temsicisi Süleyman Yanaral’da gerçek kimliği ile mesajlarını yazmaktadır.
Nitekim bir başlık altında yapılan tartışmada kendisinin daha önce Büro Memur-Sen üyesi olduğu ve neden istifa ettiğini açıklarken “Benim ilk sendikam büro–memursen idi.ayrılma sebebim ise şu anda sendika başkanı olan Yusuf Yazgan tarafından o günkü temsilcimiz ve bana hitaben “bana para getirin” demesiydi. yani insanlara birer para ağacı gibi bakılması istifa sebebim idi.” ifadelerini kullanmıştır.
Bu ifade nedeniyle , Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan’ın başvurusu ile 03.03.2011 tarihinde Ankara 50.Noterliğince ekte sunulan ihtarname sendikamıza gönderilmiştir.
Noter tebligatın sendikamıza ulaştığı 07.03.2011 günü, mesajın içeriğindeki olayın doğru olup olmadığına bakılmaksızın , kişilik haklarına olan saygımızın bir gereği olarak ilgili mesaj silinmiş (ilk defa bir mesaj silinmiştir) ve tekzip metni ayrı bir başlık altında aynen yayımlanarak, üyelerimizin mesajlarında kişilik haklarını ihlal edici ifadelerden kaçınmaları rica edilmiştir.
Ancak, ilgili sendiksanın web sayfasında yayımlanan haberde tekzip metninin sanki bir yargı kararı sonucu yayımlandığı, sendikamızın yargı kararıyla suçlu bulunduğu şeklinde asılsız iddialara yer verilmiştir.
Zira, haberin altında verilen linkteki tekzip metninin 7.3.2011 tarihinde yayımlandığı görülecektir. Bu çelişki dahi haberin maksadını ortaya koymaktadır.
Sendikamız vicdani ve hukuki sorumluluğunu 7.3.2011 tarihinde yerine getirmiştir. Bu tarihten önce veya sonra sendikamıza tebliği edilmiş herhangi bir yargı kararı bulunmamaktadır.
Eğer dava açılacaksa önceden neden bizzat kendisi noter kanalıyla tekzip metni göndermiştir. Tekzip metni yayınlandığı halde ayrıca neden dava açma gereği duyulmuştur (eğer açıldıysa).
Tekzip metninin yayımlanmasından 30 gün sonra, konuyu çarpıtarak ve saptırarak böyle bir haberin yayınlanmasının takdirini kamuoyuna bırakıyoruz.
Sendikamız bugüne kadar tüm iddialarının sonuna kadar arkasında durmuştur ve duracaktır . Burada iddiaları ortaya koyan sendikamız olmadığı gibi çürütmek de sendikamızın görevi değildir.
İddiaların muhatabı olan Sn. Yusuf Yazgan’ı sendikamızı karalayarak olayı saptırmak yerine iddiaların asılsız olduğunu ispata davet ediyoruz. Elini tutan yok. Mahkemeler orada duruyor.
Sendikamız , iddiaları ortaya atan temsilcimizin sözüne güvenilir bir insan olduğunu bilmekte ve kendisine yönelik her türlü saldırının da karşısında durmakta kararlıdır.
Kendisi işveren koltuğunda oturan sözde sendikacılar bizim muhatabımız dahi olamazlar.
HakSen’e tokat atmak da attırmak da yürek ister…
HakSen’in yargı tokadı defalarca birilerinin suratında patlamıştır…
Hodri meydan…




