TÜİK için 2011 Yılı Bakanlar Kurulu Kararı

    TÜİK İÇİN 2011 YILI BAKANLAR KURULU KARARI

    Özelleştirme kapsamında 657 sayılı Yasanın 4/C maddesine göre personel çalıştırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazetede yayımlanarak kamuoyunun bilgisine sunulurken, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu defa da Türkiye İstatistik Kurumunda 2011 yılında geçici personel çalıştırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazetede yayımlanmamıştır.

    En önemsiz tebliğler bile Resmi Gazetede yayımlanırken , 1600 kişiyi ilgilendiren Bakanlar Kurulu kararı yayımlanmamaktadır. TÜİK’te çalışan geçici personel hangi karara istinaden çalıştırılacağını bilmeden sözleşmelere imza atmaktadır.

    HAKSEN’in daha önceki Bakanlar Kurulu kararını yayımlaması karşısında olmadık iftiraları atan işveren ve işbirlikçi sendikadan yine ses yoktur.

    Sözde yetkili işveren sendikası herkesce malum olan TÜİK’teki geçici personelin 4 Ocak’ta işe başlayacağını müjdelerken, bu personelin hangi karara göre çalışacağı konusunda yine sadece seyretmekle yetinmiştir.

    Sözde yetkili işveren sendikasının güya büyük gayret göstererek 4 Ocak’ta geçici persomelin işe başlamasını sağladıkları ifadesi tümüyle gerçek dışıdır. Çünkü, TÜİK’le ilgili Bakanlar Kurulu kararı 20 Aralık’ta imzaları tamamlanarak Cumhurbaşkanlığına gönderilmiştir. Söz konusu karar geçtiğimiz Perşembe günü TÜİK’e gönderilmiştir. Sadece TÜİK değil , sendikamızın Başbakanlığa başvurusu sonucu 1 aylık çıkış süresi beklenmeden diğer 4/C personelinin büyük çoğunluğuda görevlerine devam etmektedirler.

    TÜİK’te çalışan üyelerimiz adına Bakanlar Kurulu kararını her türlü engellemeye rağmen yine HAKSEN elde ederek kamuoyunun bilgisine sunmaktadır.

    2011 yılı için çıkarılan Bakanlar Kurulu kararının yayımlanması çalışanlar açısından da son derece önemlidir. Geçen yıl yayımlanan ve diğer 4/C lilere göre ücret ve diğer koşullar açısından hak kaybına neden olan 2010 YILI TÜİK BAKANLAR KURULU KARARI ‘nın iptali için açılan dava devam etmektedir.

    Söz konusu hak kayıplarının devamı halinde 2011 yılındaki Bakanlar Kurulu Kararınında bazı maddelerinin iptali için dava açılacaktır. Zira, yeni yayımladığımız Bakanlar Kurulu kararı ile 2010 yılındaki Kararname Yürürlükten kaldırılmıştır.

    Maalesef, sözde yetkili işveren sendikası tüm bunlara karşı sessiz kalarak görevini fazlasıyla yapmaya devam etmektedir.

    Özellikle belirtmek isteriz ki, 2010 yılı sonunda HAKSEN üyelerinin sözleşmelerinin yenilenmeyeceği şeklinde dedikodular yayarak sendikamızı tasfiye etmeye çalışanlar bir kez daha hüsrana uğramıştır. Her zaman söylediğimiz gibi, HAKSEN’in mücadelesinden rahatsız olanlar, kendileri hiçbir şey yapmadan işverene sırtını dayayarak geçici personele ihanet edenler yok olmaya mahkumdur.

    Şu çok iyi bilinmelidir ki;

    Sendikamız bu kara propogandaya karşı , üyelerinin ekmeğine sahip çıkmıştır. HAKSEN üyeleri birilerinin lütfu ve merhameti sonucu görevlerine çağrılmamıştır. Yasal hakları teslim edilmiştir.

    Yılsonundan önce Devlet Bakanı Sayın Cevdet Yılmaz nezdinde gerekli başvuru yapılarak, üyelerimize yönelik açık veya örtülü tehditler iletilmiş ve muhtemel olacaklara karşı tedbir alınması talep edilmiştir.

    Diğer taraftan, Ankara Bölge Müdürlüğü ve Erzurum Bölge Müdürlüğünde görev yapan iki üyemizin sözleşmesi yenilenmemiştir. Her ne kadar, yapılan işlemin sendikayla ilgili olmadığı, diğer sendika üyelerinden de ( işveren sendkası da dahil) sözleşmesi yenilenmeyenlerin olduğu iddia edilse de, daha önce belirttiğimiz gibi üyelerimizin görevlerine iade edilmesi için her türlü hukuki ve demokratik mücadelemizi vereceğiz.

    Öncelikle ilgili makamlarla görüşmeler yapılmakta olup , her türlü yasal hakkımızı kullanacağız. Hiçbir gerekçe, 10 yıldan beri görev yapan üyelerimizn ekmeğini elinden alamayacaktır.

    İşveren ve işveren sendikasının tehditlerinden çekinen tüm geçici personelin artık bu senaryolara inanmaması gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, hak ve emek mücadelesinin gerçek sahibi HAKSEN ailesine katılma zamanı gelmiştir.

    Özellikle ve önemle belirtmek isteriz ki;

    1-Türkiye İstatistik Kurumunda Bakanlar Kurulu Kararına göre keyfi personel çalıştırılması yetkisinin dayanağı 657 sayılı Yasanın 4/C maddesi ile 5429 sayılı TÜİK yasasının 49 uncu maddesidir. Her iki madde de sendikamızın hukuk mücadelesi sonucu iptali için Anayasa Mahkemesine götürülmüştür. İlgili maddenin iptali halinde 38 yıldan beri devam eden kölelik düzeni sona erecektir. Bu konuda Anayasa Mahkemesi Raportörünün ek başvurumuzla birlikte incelemesi devam etmektedir. Raporun mahkemeye sunulmasının ardından heyet tarafından karar verilecektir.

    2-Özelleştirmeden nakledilen 4/C personel ile TÜİK 4/C personeli arasındaki ücret farklılığı ve Bakanlar Kurulu kararının 15 Mayıs 2010’dan itibaren uygunması nedeniyle açtığımız dava Danıştay’da devam etmektedir. Kurum tarafından yapılan savunmada, fazla çalışma ücretinin sürekli olarak ödendiği iddia edilerek, diğer 4/C personele göre ücretlerin düşük olmadığı savunulmaktadır. Ancak, yine sendikamızın iş sonu tazminatının eksik ödenmesi nedeniyle açtığı davada ise, fazla çalışmanın fazla mesai sonucu ödendiği belirtilerek sürekli bir ödeme olmadığı iddia edilmektedir. Söz konusu çelişkiler mahkemeye sunulmuştur.

    3-Memurlara ödenen emekli ikramiyesi ile işçilere ödene kıdem tazminatından gelir vergisi kesilmezken, 4/C personele ödenen iş sonu tazminatından gelir vergisi kesilmesi, fazla çalışmanın tazminata dahil edilmemesi ve emekli memur ve işçilere ödenen yol tazminatının ödenmemesi nedeniyle, TÜİK’ten emekli olan 2 üyemiz adına ayrı ayrı dava açılmıştır. Davalar devam etmektedir.

    4-Her yıl sonunda olduğu gibi bu yıl sonunda da emeklilik haklarını elde ettikleri gerekçesiyle bazı personelin sözleşmeleri yenilenmemiştir. Sendikamız bu konuyu da ilk olarak yargıya taşıyacaktır. TÜİK yönetimi, TÜİK’in Bakanlar Kurulu kararında bu yönde harhangi bir hüküm bulunmazken, Özelleştirme 4/C personelin Bakanlar Kurulu kararında yer alan bir maddeyi gerekçe göstermektedir. Özelleştirme 4/C personelin Bakanlar Kurulu kararında yer alan personelin lehine olan maddeleri TÜİK personeline de uygulamazken, aleyhine olan maddeleri uygulamaktadır.

    Sendika hakkının 2 yıl gibi zorlu bir süreçte 2 ayrı mahkeme kararıyla alındığı unutulmamalıdır. Halen devam eden davalar da mutlaka sonuçlanacaktır. Bu davalar TÜİK 4/c üyelerimiz için açılmıştır. Kazanan da onlar olacaktır. Lütfen bu gerçeği unutmayalım.

    TÜİK PERSONELİNE YENİ HAKSIZLIKLAR
    Yayınlamış olduğumuz 2011 yılına ilişkin yeni Bakanlar Kurulu kararında TÜİK personeli açısından yeni haksızlıklar getirilmiştir.

    1-2011 yılında diğer 4/C personeline ‘yiyecek yardımı’ verilirken, TÜİK’e bu hüküm konulmamıştır. Bu konuda gerekli başvuru yapılarak, 4/C personelle birlikte 50 kişiden fazla personelin çalıştığı bölgelerde yemek servisi yapılması istenecektir.

    2-2010 yılında 1800 kişi iken ı 2011 yılında 2000 geçici personelin çalıştırılması kararlaştırılmıştır.

    3-2010 yılındaki kararın Çalışma Saatlerine ilikin maddesinde; “Bu çalışma karşılığında geçici personele, yaptırılacak fazla çalışmanın her 8 saati için 1 gün hesabı izin verilir” ifadesi yerine 2011 de “Normal çalışma sürelerini aşan bu süreler için , 5429 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi uyarınca fazla mesai ödenir.” İfadesi konulmuştur.

    Bu değişiklik sendikamızın sıkı takibi nedeniyle talep edilecek fazla mesai izinlerinin engellenmesi için yapılmıştır. Ancak, açtığımız davalardaki iddialarımızı kanıtlamıştır.

    Ücret,izin,iş sonu tazminatı vb. diğer konularda herhangi değişiklik yapılmamıştır.

    Söz konusu Bakanlar Kurulu kararı da yine sendikamız tarafından yargıya taşınacaktır.

    Sonuç olarak, hiçbir şey yapmayan, yapılanlara sahiplenen, işverenle işbirliği yaparak hak almanızı engelleyen sendikalardan kurtulmadan, zulüm sona ermeyecektir. Ayrıca, sadece kendi kişisel çıkarı için diğer 4/C arkadaşlarını tuzağa düşürmek isteyenler vardır ve olacaktır. Bunları da iyi tanımanızı tavsiye ederiz.

    Saygılarımızla.
    HAKSEN YÖNETİM KURULU