Sözleşmeli personel konusunda hayalet sendikacılar ve gerçekler

0
2

Geçtiğimiz Haziran ayında sözleşmeli personellerle ilgili olarak yapılan yasal düzenlemede 100 bin civarında personel kapsam dışında bırakılmıştır. Bu durum sözleşmeli personeller arasında da yeni bir ayrımcılığa neden olmuştur.

Kapsam dışında bırakılan sözleşmeli personeller haklı olarak bu duruma tepki göstererek kendi haklarına sahip çıkmayan sendikaları eleştirmektedirler.

Ancak, bu konuda bazı gerçeklerin kamuoyunca bilinmesi açısından bu açıklama zorunluluğu meydana gelmiştir.

Kamuda, 4+2 sürelerine göre işe alınan sözleşmeli personelden; Milli Eğitim Bakanlığındaki öğretmenlerin, Diyanet İşleri Başkanlığındaki Din Görevlilerinin bulundukları yerlerde 3 yıl sözleşmeli çalıştıktan sonra kadroya alınmaları ve aynı yerde 1 yıl da kadrolu olarak görev yapmasından sonra nakil hakkı verilmesine ilişkin Kanun teklifinin görüşmeleri 20 Haziran 2019 tarihinde TBMM Milli Eğitim, Kütür,Gençlik ve Spor Komisyonunda yapılmıştır.

Söz konusu görüşmelerden önce konfederasyonumuz tarafından Komisyon Başkanlığına yapılan yazılı başvuru ile 20 Haziran’daki komisyon toplantısına 3 temsilci ile katılımın sağlanması için gereğinin yapılması talep edilmiştir.

Komisyon başkanlığınca başvurumuza ilişkin yapılan sözlü geri bildirimde; komisyon salonunun fiziki koşulları nedeniyle yer sorunu olabileceği belirtilerek , konfederasyonumuzun mümkünse tek temsilci ile katılımı rica edilmiştir.

Söz konusu komisyon toplantısına konfederasyonumuzu temsilen Genel Başkan sayın Ayhan Çivi katılmıştır. Toplantı öncesinde Komisyon Başkanlığına sunulan yazılı başvuru ile tüm sözleşmeli personelin Kanun teklifine dahil edilmesi talep edilerek, başvurumuzun kanun teklifi dosyasına konulması sağlanmıştır.

Görüşmelerde sendika temsilcilerine söz hakkı verilmemesi nedeniyle taleplerimiz komisyon üyelerine sözlü olarak da iletilmiştir.

Görüşmelerde, tüm sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesine ilişkin muhalefet milletvekillerince verilen önergeler reddedilmiştir.

Son madde görüşülmeden önce, iktidar milletvekillerince verilen bir önerge ile Kanun teklifi kapsamına Sağlık Bakanlığında 4+2 sürelerine göre sözleşmeli olarak görev yapan sağlık personeli de alınmıştır.

Söz konusu komisyon toplantısında alınan kararlar il defa Haksen Genel Başkanı tarafından anında Twitter hesabından kamuoyuna duyurulmuştur.

Sendikamız Kanun teklifinin 26 Haziran’da TBMM’de Genel Kurulundaki görüşmeleri öncesinde Haksen Genel Başkanı Ayhan Çivi, Ak Parti Grup Başkanvekili sayın Mustafa Elitaş’ı TBMM’de ziyaret ederek, sözleşmeli personele ilişkin yasal düzenleme kapsamına tüm sözleşmeli personelin dahil edilmesi için destek talep etmiştir.

Diğer taraftan, sosyal medyada yapılan açıklama ve yorumlarda tüm memur sendikalarının sözleşmeli personel arasında yapılan ayrımcılığa karşı olduğu beyan edilmektedir.

Kanun teklifinin 20 Haziran’da TBMM Milli Eğitim, Kütür,Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşüleceği bir hafta önceden belli iken görüşmeler esnasında salonda bulunan sendikalardan Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen’in yönetici, Kesk’e bağlı Eğitim-Sen’in personeli uzman, Anadolu Eğitim-Sen’in de genel başkan düzeyinde temsilci gönderdiği, Kamu-Sen ve diğer bütün konfederasyon ve sendikaların hiçbirinin salonda temsilci dahi bulundurmadığı görülmüştür.

Kanun teklifi kapsamı dışında tutulan Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı , Diyanet İşleri Başkanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Belediyeler, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı ve diğer kamu kurumlarında faaliyet gösteren diğer sendikaların hiçbiri bu toplantılara katılma zahmetine dahi girmemiştir.

Bu yazılanlara karşı itirazı olanları da ispata davet ediyoruz.

Sözleşmeli personel için uzun yıllardan sonra TBMM’ye gelen bir Yasal düzenleme fırsatı hayali sendikacılar nedeniyle kaçırılmıştır.

Yasal düzenleme yapıldıktan sonra, sosyal medyada yapılan açıklama ve yorumlarla yapılan düzenlemeye sahiplenenler, aslında tüm sözleşmeli personelin yasa kapsamına alınmamasına neden olanlardır.

Hal böyle iken, sözleşmeli personelin hakları için samimi bir şekilde mücadele verip emek verenlerle, ortada görünmeyen hayalet sendikacıları birbirinden ayırt etmesi gerekmektedir.

Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu, dün olduğu gibi bugün de yarın da tek bir sözleşmeli dahi kalmayana kadar, tüm sözleşmelilerin hakkı olan kadrolara atanmaları için hak ve emek mücadelesine devam edecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.